TÜRK ANAYASALARINDA İNSAN HAKLARI
Uzmanlık Tezi
HAZIRLAYAN:
MEHMET ALTUNTAŞ
BAŞBAKANLIK UZMAN YARDIMCISI
ANKARA
Kasım 2002
İÇİNDEKİLER
İÇİNDEKİLER.. I
KISALTMA DİZİNİ. V
GİRİŞ. 1
BİRİNCİ KISIM:6
DÜNYADA ANAYASA VE İNSAN HAKLARI KAVRAM VE İLKELERİ İLE TARİHSEL GELİŞİMLERİ6
I. ANAYASA KAVRAMI, İLKELERİ VE ANAYASA HUKUKUNUN TARİHSEL GELİŞİMİ 7
A. Anayasa Kavramı7
B. Anayasa İle İlgili Kavram ve İlkeler. 8
1. Devlet8
2. Anayasal Devlet8
3. Hukuk Devleti İlkesi9
4. Anayasal Hükümet Kavramı10
5. Anayasal Demokrasi Kavramı11
6. Hukukun Üstünlüğü İlkesi11
7. Bağımsız Yargı İlkesi13
C. Anayasa Kavramının Tarihsel Gelişimi14
1. Dünyadaki Anayasal Gelişmeler14
2. İnsan Haklarının Anayasal Düzeye Gelişi15
II. İNSAN HAKLARI KAVRAMI VE İLKELERİ İLE İNSAN HAKLARININ TARİHSEL GELİŞİMİ 16
A. İnsan Hakları Kavramı16
1. İnsan. 18
2. Hak. 20
a) Yetki21
b) Talep. 22
c) Tanınma ve Saygı Gösterilme. 22
B. İnsan Hakları ile İlgili Kavram ve İlkeler. 23
1. Hak ve Özgürlük Kavramları23
2. Temel Hak ve Özgürlükler26
3. Eşitlik Kavramı ve İlkesi27
4. Yurttaşlık Hakları28
5. Medeni Haklar28
6. Bireysel Haklar ve Kamu Hakları29
7. Kamu Özgürlükleri29
8. İnsan Hakları Kavramının Anlamı Ve Benzer Kavramlardan Farkı30
9. İnsan Haklarının Temelleri ve Özellikleri32
a) İnsan Haklarının Felsefi Temelleri32
(1) İnsan, Etik ve Ahlak. 32
(2) Doğal Hukuk Görüşü ve Doğal Haklar34
(3) Toplum Sözleşmesi35
(4) “İnsan Onuru” Kavramı36
b) İnsan Haklarının Özellikleri38
(1) İnsan Haklarının Doğal Hukuktan Kaynaklanan Özellikleri38
(2) İnsan Haklarının Önceliği39
(3) İnsan Haklarının Bağımsızlığı40
(4) İnsan Hakları Talebi ve Direnme Hakkı40
(5) İnsan Haklarının “Dikey Etkisi” ve “Yatay Etkisi”. 41
c) İnsan Haklarını Diğer Haklardan Ayıran Özellikler42
d) İnsan Haklarının Evrenselliği43
10. İnsan Haklarının Sınıflandırılması46
a) “Pozitif-Negatif Statü” Haklar Sınıflandırması47
(1) Negatif Statü Hakları (Koruma Hakları)47
(2) Aktif statü hakları (Katılma hakları)47
(3) Pozitif statü hakları48
b) Tarihsel Sınıflandırma. 48
(1) Birinci Kuşak Haklar (Medeni ve Siyasi Haklar)48
(2) İkinci Kuşak Haklar (Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar-Toplu Haklar)49
(3) Üçüncü.Kuşak Haklar (Dayanışma Hakları)50
c) Diğer Sınıflandırmalar54
(1) Klasik ve Sosyal Haklar Sınıflandırması54
(2) Temel ve Esas Haklar Sınıflandırması55
(3) Bireysel ve Toplu Haklar Sınıflandırması56
(4) 1982 Anayasasındaki Sınıflandırma. 56
C. İnsan Haklarının Tarihsel Gelişimi57
1. Genel Olarak. 57
2. Dünyada İnsan Haklarının Gelişimi58
a) Batıda Temel Hakların Ortaya Çıkışı59
(1) İngiltere’deki Gelişmeler60
(2) Amerika Birleşik Devletlerindeki Gelişmeler63
(3) Fransa’da ki gelişmeler65
b) Evrensel Gelişmeler66
c) Avrupa Birliğinde İnsan Hakları66
İKİNCİ KISIM... 70
TÜRK ANAYASALARINDA İNSAN HAKLARI70
I. TÜRKİYE’DE İNSAN HAKLARININ ANAYASAL GELİŞİMİ. 71
II. TÜRK ANAYASALARINDA İNSAN HAKLARI. 74
A. Türkiye’de Anayasal Gelişmeler. 74
B. Fermanlar Dönemi75
1. Sened-i İttifak. 75
2. Tanzimat Fermanı76
3. Islahat Fermanı79
C. Kanun-u Esasi Dönemi80
1. Birinci Meşrutiyet80
a) Kanun-u Esasinin Hazırlanması80
b) Kanun-u Esasi’de İnsan Hakları81
2. İkinci Meşrutiyet (1909 Anayasası)84
a) İkinci Meşrutiyetin İlanı84
D. 1921 ve 1924 Anayasalarından 1961’e Kadar Süren Dönem.. 86
1. 1921 Anayasası ve İnsan Hakları86
2. 1924 Anayasası ve İnsan Hakları88
a) 1924 Anayasası’nın Niteliği88
b) 1924 Anayasasında Özgürlük Anlayışı89
c) 1924 Anayasasında Temel Hak ve Özgürlüklerin Yeri90
d) 1924 Anayasasında Yer Alan İnsan Hakları Maddeleri92
E. 1961 Anayasası Dönemi94
1. 1961 Anayasası ve İnsan Hakları94
2. 1961 Anayasasının 1924 Anayasasından Farkı96
3. 1961 Anayasasında Özgürlük Anlayışı98
4. 1961 Anayasası’nda Temel Hak ve Özgürlükler98
5. 1961 Anayasasında “İnsan Haklarına Dayalı” Devlet Anlayışı100
6. 1961 Anayasasında İnsan Haklarının Sınırlanması100
F. 1982 ANAYASASI DÖNEMİ101
1. 1928 Anayasasında Temel Hak ve Özgürlükler101
2. 1961Anayasası ile 1982 Anayasası Arasıdaki Benzerlikler102
3. 1961Anayasası ile 1982 Anayasası Arasıdaki Farklılıklar102
4. 1982 Anayasasında Birey-Devlet İlişkisi104
5. 1981 Anayasasında “İnsan Haklarına Saygılı” Devlet Anlayışı105
6. 1982 Anayasasında Sosyal Devlet Anlayışı107
7. 1982 Anayasasında Temel Hak ve Özgürlüklerin Sınıflandırılması107
a) Kişisel Haklar (Koruyucu Haklar)107
b) Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar (İsteme Hakları)108
(1) Ekonomik Haklar (Pozitif Statü Hakları)109
(2) Sosyal Haklar (Pozitif Statü Hakları)109
(3) Kültürel Haklar:110
c) Siyasal Haklar (Aktif Statü Hakları)110
8. 1982 Anayasası’nda İnsan Haklarının Sınırları111
a) Temel Hak ve Özgürlüklerin Sınırlanması113
b) Temel Hak ve Özgürlüklerin Kötüye Kullanılmaması114
c) Temel Hak ve Hürriyetlerin Kullanılmasının Durdurulması114
III. TÜRKİYE’DE İNSAN HAKLARI İLE İLGİLİ ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLER VE YASAL DÜZENLEMELER.. 115
A. 4388 Sayılı Kanun. 115
B. 4483 Sayılı Kanun. 115
C. 4489 Sayılı Kanun. 116
D. 4643 Sayılı Kanun. 116
E. 4709 Sayılı Kanun. 116
F. 4744 Sayılı Kanun. 117
G. 4748 Sayılı Kanun. 118
H. 4771 Sayılı Kanun. 119
IV. TÜRKİYE’NİN İNSAN HAKLARI İLE İLGİLİ ULUSLARARASI YÜKÜMLÜLÜKLERİ 120
A. Uluslararası Sözleşmeler. 120
B. 1982 Anayasası’na Göre Uluslararası Sözleşmelerin Hükmü. 120
C. Türkiye’nin İnsan Haklarıyla İlgili Yükümlülükleri121
D. Türkiye’nin İnsan Hakları İle İlgili Taraf Olduğu Uluslararası Belgeler. 123
1. Birleşmiş Milletler Kapsamında. 123
2. Avrupa Konseyi ve AGİT Kapsamında. 124
3. Uluslararası Çalışma Örgütü Belgeleri128
E. Türkiye’nin Avrupa Birliği Üyeliği ve İnsan Hakları128
F. Kopenhag Kriterleri ve İnsan Hakları129
1. "Kısa Vadeli Siyasal Kriterler (2001)131
2. "Orta Vadeli Siyasal Kriterler (2004)131
ÜÇÜNCÜ KISIM... 134
TÜRKİYE’DE İNSAN HAKLARININ KURUMSAL YAPISI134
I. İNSAN HAKLARININ KORUNMASININ ÖNEMİ. 135
II. İNSAN HAKLARIYLA İLGİLİ RESMİ KURUMLAR.. 136
A. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunu. 136
B. İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanlığı136
C. İnsan Hakları (Koordinatör) Üst Kurulu. 137
1. İHKUK’un Kuruluşu, Görevi ve Yapısı137
2. İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulunun Yaptığı Çalışmalar138
a) İHKUK’un İnsan Haklarına İlişkin Anayasal Değişiklik Önerileri138
b) İHKUK’un İnsan Haklarına İlişkin Yasal Önerileri140
D. İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Ulusal Komitesi145
E. İnsan Hakları Başkanlığı146
F. İnsan Hakları Danışma Kurulu. 147
G. İnsan Hakları İhlal İddialarını İnceleme Heyetleri147
H. İnsan Hakları İl ve İlçe Kurulları148
III. İNSAN HAKKALRI İLE İLGİLİ DİĞER KURULUŞLAR.. 148
A. Üniversitelerdeki İnsan Hakları Merkezleri148
B. İnsan Hakları İle İlgili Sivil Toplum Kuruluşları149
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME.. 150
Ek-1: TABLO.. 156
GİRİŞ
İnsan Hakları kavramı, geride bıraktığımız yüzyıla damgasını vuran en önemli kavramlardan biridir. Kaynağını ister Eski Yunan düşüncesinde, ister tabii hukukta ister insan onurunda ya da farklı bakış açıları doğrultusunda farklı yerlerde arayalım, bu kavram dinamik ve hayli uzun bir süreç sonucunda siyasi düşüncenin en önemli yapıtaşlarından biri haline gelmiştir.
Kimilerince “İnsan Hakları Çağı” olarak adlandırılan 20. Yüzyıl, önceki dönemlerden devraldığı mirasın, hayli süratli ve yoğun bir şekilde yaşanan gelişmelere sahne olmuştur. Bunun sonucunda, ulusal, bölgesel ve evrensel boyutlarda, bireyler, topluluklar, resmi ve sivil örgütler ve devletler arasındaki ilişkilerin merkezine konumlanmasına tanıklık etmiştir. İdeolojilerin ve siyasi rejimlerin meşruiyet kriteri haline gelen insan hakları, uluslararası ilişkilerin yapısal bir dönüşüme uğramasında itici bir rol oynamış ve bu yönüyle gerek realist ve gerek idealist teorisyen ve siyaset bilimcilerin analizlerinde yoğunlaştıkları konular arasında ayrıcalıklı bir konuma yükselmiştir.
Kavramın kendisi üzerindeki uzlaşımı ifade etmesi bakımından Weissbrodt’un yorumu anlamlıdır.[1]Weissbrodt, evrensel olarak kabul görmüş hiç bir din, ideoloji ya da felsefi görüş olmamasına rağmen, insan hakları kavramının her din, felsefi düşünce veya ideolojiye mensup insanların kabul ettiğini ve dünyanın ilk evrensel ideolojisi olma özelliğini kazandığını ifade eder. Ancak bu uzlaşı, kavramın “iyi ve önemli bir şey oluşu” ile sınırlı kalmış, içerik konusunda benzer bir mutabakat sağlanamamıştır. Kavramın, oluşum ya da keşif sürecine paralel olarak; liberal perspektif “insan haklarının birinci kuşağı” olarak adlandırılan sivil ve siyasi haklara vurgu yaparken, sosyalist-kollektivist perspektif ekonomik ve sosyal hakları yani “ikinci kuşak haklar”ı öncelemiş, nihayet rölativist, üçüncü dünyacı, kalkınmacı, sosyalist ve kollektivist aydınlar ve devlet adamları “insan haklarının üçüncü kuşağı”nı yani dayanışma haklarını formüle etmişlerdir.
Bununla birlikte, J.S.Mill’in abidevi eseri Özgürlük Üstüne’de[2]vurguladığı “alışılmış olmayanı baskı altında tutmaya çalışırken sayıların ağırlığını kullanmaya çalışan toplumsal baskı” karşısında anayasacılık hareketleri ile güçlenen normatif hukuki düzenlemelerle ulusal düzeyde korunan insan hakları, uluslararası düzeyde de koruma altına alınmaya çalışılmıştır. Viyana Kongresi’nde (1815) köleliğin ve köle ticaretinin yasaklanmasına yönelik çalışmalarla başlayan uluslararasılaşma süreci hukuki bağlayıcılık ve yaptırım gücünden yoksundu. Ancak buna rağmen insan hakları moral niteliği ile büyük önem arzeden 1948 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile evrensel bir boyut kazanmış, daha sonraki dönemlerde koruma alanı ile koruma düzeyi arasındaki ters orantıya rağmen yeni sözleşmeler ve yeni koruma mekanizmaları ile insanlara daha yaşanılır bir dünya sağlama yolunda önemli katkılar sağlamıştır.
Yaşanan tüm bu gelişmeler, doğal olarak her aşaması ile coğrafyamızı etkilemiş, idari ve siyasi hayatımızın şekillenmesine katkıda bulunmuştur. İnsan hakları konusu, Türkiye’de özellikle son yirmi yılda gündemin en önemli maddelerinden biri haline gelmiştir. Batı ile entegrasyon ve AB’ne üyelik sürecindeki Türkiye Cumhuriyeti insan hakları konusunda, çeşitli yasal ve idari düzenlemelerle ileri adımlar atmıştır.
Onurlu bireyler, huzurlu bir toplum ve güçlü bir devletin varlığı için, insan haklarına saygılı ve ondan öte insan haklarına dayalı bir anayasal sisteme sahip olma gerekliliği, her şeyden önce ele alınması gereken bir konudur. Bu yöndeki talepler ahlaki olmakla birlikte, insan olmanın da doğal sonucudur.
200 yılı aşkın bir süredir pek çok alanda kaydettiği ilerlemelerini örnek almaya çalıştığımız çağdaş batı uygarlığını oluşturan temellerden biri de insan hakları kavramıdır. Türkiye’de insan haklarının, Tanzimat Fermanıyla başlayan Türk Anayasalaşma sürecine paralel bir gelişme gösterdiği söylenebilir. Fermanlarla başlayan bu süreçte, 1961 Anayasası ile ilk yapısal dönüşüm başlamış ve AB’ye üyelik süreciyle birlikte hızlı bir ivme kazanmıştır.
Çağımız bir açıdan insan hakları çağı olarak kabul edilmektedir. Nitekim temel hak ve özgürlüklerin belirgin bir şekilde ortaya çıkması, geride bıraktığımız 20. yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan Anayasalı devletlerle doğrudan ilgilidir. Ancak insan hakları kavramının uluslararası platformda çifte standarttan uzak, ideal anlamda uygulandığını söyleyebilmek çok zordur. 20. Yüzyıl büyük insan hakları ihlallerine sahne olmakla birlikte yine de, insan hak ve özgürlüklerinin gelişimi ile bu özgürlüklerin anayasalarda güvence altına alınması bağlamında altın bir çağ olarak kabul edilmektedir.
Günümüzde uygar ülkelerin kabul ettiği demokrasi kavramı, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerleri içermektedir. Bu değerlerin başında insan haklarına saygı gelir. Şüphesiz insan hakları, çağımızın vazgeçilmez değerleri arasındadır. Bu değerlerin yaşama geçirilebilmesi ve korunabilmesi için devletlere önemli görevler düşmektedir. İnsan haklarının korunabilmesi ancak devletlerin anayasalarında gerekli düzenlemeleri yapmalarıyla gerçekleşebilir.
Bir toplumda en güçlü oluşum ve aynı zamanda insan hakları ihlallerine sebebiyet verme olasılığı en yüksek unsur, kamu yetkilileri, memur ve görevlileriyle birlikte devletin kendisidir. Herhangi bir demokratik toplumda birey hak ve özgürlüklerini korunması için anayasa ve yasaların bulunması gerekmektedir. Bireylerin devlete karşı korunmasını sağlayacak bir anayasal sistem olmalıdır. Çünkü herhangi bir hak ihlali karşısında hak arama yolları sağlayan yasalar kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.
Evrensel insan hakları değerleri, birer mihenk taşı gibidir. Bir devletin insan haklarına verdiği değeri görebilmek için öncelikle o devletin anayasasına, daha sonra da anayasasına paralel hazırlanan kanunlarına bakmak gerekmektedir. İnsan haklarının anayasa ve kanunlarda yer alması yeterli olmayabilir; ayrıca bunların uygulanmasına olanak veren, tüzük, yönetmelik gibi idari düzenlemelerine de bakılmalıdır. Bunlara ilaveten bireylerin hakları konusunda yasal düzenlemeleri uygulayacak olan kamu görevlilerinin ve mahkemelerde kanunları yorumlayacak adli görevlilerin evrensel insan hakları düşüncesine sahip olmaları da önemlidir.
Çağdaş ülkelerde devlet-vatandaş ilişkilerini belirleyen anayasal kurallar tespit edilirken, bireyi devlete karşı koruma amacı güdüldüğü görülmektedir ki, bu durum, anayasal gelişmelerle insan hakları arasında çok sıkı bir bağ olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yüzden “insan haklarına saygı” ifadesi gerçekte bireyin devlet karşısında ezilmesini önleyecek şekilde anayasada temel hak ve özgürlüklerin açık seçik ifadesini bulmasıyla hayatiyet kazanır. Genel olarak bakıldığında ülkeler, insan haklarına saygıyı, insan haklarının korunmasını ve geliştirilmesini ne ölçüde yerine getiriyorsa, o ölçüde uygar dünya ile bütünleşebildiklerigörülmektedir. Bu çerçevede, dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun tüm insanların, doğuştan, hatta doğmadan önce, kadın-erkek herhangi bir ayırım yapılmaksızın, eşit ve özgür bireyler olarak dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez, bölünmez evrensel nitelikte haklara sahip olmaları gerektiği kabul edilmektedir.
Yukarıda belirtildiği gibi anayasa ile insan hakları arasında çok sıkı bir bağ vardır. İnsan haklarının tanınması ve korunması, anayasal demokratik sistemin esaslarındandır.[3]Anayasalar her ne kadar kanunların kendilerinden türetildiği bir kaynak gibi algılansa da, esas itibariyle siyasal alana ilişkindirler ve insan hakları ile devlet örgütlenmesinin dayandığı ilkeleri içerirler.[4]Bir anayasanın başlıca amacı insanların bir araya gelerek oluşturdukları bir organizasyon olan devleti yönetenlerin muhtemel tecavüzlerine karşı bireylerin hukukunu korumak, devlet yetkilerinin bireylerle ilgili olarak haksız kullanımına sınır getirmektir. Özet olarak, anayasal düzenin tesis edilmesi sırasında devletin insan haklarına dayandırılması ve her türlü uygulamasında insan haklarını koruma temel düşüncesi ile hareket etmesi gerekliliği konumuzun özünü teşkil etmektedir.
Bilindiği üzere, uluslararası kuruluşlarca formüle edilen insan hakları kavramı ve buna dayalı olarak inşa edilen sistem, bütün kusur ve eksikliklerine rağmen günümüz koşullarında en geniş genel kabul görmüş kavram ve sistemdir. Bu sebeple çalışmanın düşünsel temellerinde günümüzde evrensel bir boyut kazanmış olan evrensel insan hakları doktrini belirleyici olacaktır.
İnceleme Planı:
Yukarıda bahsedilen çerçevede çalışmanın konusu, insan hakları kavramının tarihsel gelişim sürecini de göz önüne alarak, Türkiye’de insan hakları ve anayasal gelişmeleri ele alarak Türk Anayasalarının insan hakları alanında getirdiği düzenlemeleri ve elde ettiği kazanımları ortaya koymaktır.
Türk Anayasalarında İnsan Hakları başlıklı bu çalışmada incelenecek konular, tarihsel süreç bağlamında ele alınmaktadır. Bu çerçevede yapılan sınırlama, hem konunun oldukça geniş hacimli olması, hem de temel hak ve özgürlüklerin tek tek incelenmesinin zorluğu nedeniyle kaçınılmazdır. Bu çalışmada, genel hatlarıyla Türkiye’de batılılaşmanın anayasal düzeyde ilk etkisinin görüldüğü Tanzimat Fermanıyla başlayıp 1982 Anayasasına kadar bütün belgelerde yer alan insan hakları konularına değinilmiş, anayasa kavramı açıklandıktan sonra, insan hakları kavramının tarihsel arka planıyla birlikte Türk Anayasalarındaki yeri ve öneminin daha iyi kavranabilmesi amaçlanmıştır.
Çalışma, genel bir girişten sonra üç kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda anayasa ve insan hakları kavramlarına ve bu kavramlarla ilgili ilkelere, ayrıca söz konusu kavramların tarihi gelişimine yer verilmiştir. Birinci kısım iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öncelikle, anayasa kavramı ve ilgili kavramlar ve ilkeler ile anayasa hukukunun tarihsel gelişimi” başlığı altında anayasa kavramı ve ilişkili olabilecek devlet, anayasal devlet, hukuk devleti, anayasal hükümet gibi diğer kavram ve ilkelere yer verilmiştir. Anayasa ve insan hakları kavramları çerçevesinde insan haklarının anayasal devlet açısından önemine değinilerek, hukuk devleti, anayasal demokrasi kavramları açıklanmış ve insan hakları ile ilişkisi incelenmiştir.
Birinci kısmın ikinci bölümünde, insan hakları kavramı başlığı altında insan, hak, özgürlük ve eşitlik kavramları açıklanarak, temel hak ve özgürlükler, kamu özgürlükleri, kişi hak ve özgürlükleri ile insan hakları kavramı arasındaki farklı çizgiler ortaya konulmakta ve neden insan hakları kavramının tercih edildiği açıklanmaktadır. ikinci alt başlıkta, insan haklarının felsefi ve etik temelleri, üçüncü alt başlıkta insan haklarının özellikleri, insan haklarının sınıflandırılması ve bu sınıflandırmaların anlamına değinilmektedir. Üçüncü başlıkta dünyada insan haklarının tarihsel gelişimi insan hakları düşüncesinin geçirdiği evreler incelenerek batı siyasi tarihi çerçevesinde “Magna Carta Libertatum”dan başlayıp günümüze uzanan süreç ortaya konulmaktadır.
İkinci kısımda Türk Anayasalarında insan hakları başlığı altında dört bölüm bulunmaktadır.
Birinci bölümde Türkiye’de insan haklarının anayasal gelişimine değinilmektedir.
İkinci bölümde Türk Anayasalarında insan hakları başlığı altında Senedi İttifak ve Tanzimat, Kanun-u Esasi, 1921-1924, 1961 ve 1982 Anayasaları Dönemleri başlıkları altında insan haklarının anayasalarımızda yer alan gelişimine değinilmektedir.
İkinci kısmın üçüncü bölümünde, Türkiye’de insan hakları ile ilgili anayasal ve yasal değişiklik ve düzenlemeler, dördüncü bölümünde Türkiye’nin
insan hakları ile ilgili uluslararası yükümlülükleri yer almaktadır.
Üçüncü kısımda ise Türkiye’de insan haklarının kurumsal yapısı başlığı altında üç bölüm yer almaktadır. Birinci bölümde insan haklarının korunmasının önemi, ikinci bölümde insan haklarıyla ilgili resmi kurumlar, üçüncü bölümde ise insan haklarıyla ilgili diğer akademik ve resmi olmayan sivil toplum kuruluşlarına yer verilmektedir.
Bu çalışma genel bir sonuç ve değerlendirme ile tamamlanmaktadır.
Belgenin tamamına ulaşmak için tıklayın:
[1]David Weissbrodt, “Human Rights: An Historical Perspective”, Human Rights içinde, Derleyen: Peter Davies, London: Routledge, 1988, s.1.
[2]J.Stuart Mill
, Özgürlük Üstüne
. (Çev.Osman Nuri Dostel), MEB Yayınları, Ankara,1967, s.2.
[3]Mustafa Erdoğan
, Anayasal Demokrasi, Siyasal Kitabevi, Ankara, Eylül 2001, s.115.